Sağlık Rehberi

Uyku Apnesi Nedir?


Dekker’in 17. yüzyılda söylediği gibi, uyku sağlıklı bir yaşam için mutlak gerekli bir olgudur. Yaşamımızın üçte birini uykuda geçirmemize rağmen bu konuda bildiklerimiz yakın zamana kadar çok sınırlıydı. Son 40 yılda yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte sır perdesi aralanmaya başlanmıştır. Uyku günümüzde dış uyaranlarla (temas, ısı, ışık ve ses gibi) geri döndürülebilir; geçici bir bilinçsizlik hali olarak tanımlanmaktadır. Uyku ilişkili hastalıklar başlıca uykusuzluk, uyku ilişkili solunum bozuklukları, aşırı uyuma, uykuda davranış bozuklukları (parasomnia), uyku ilişkili hareket bozuklukları, biyolojik saatin kaymasına bağlı ritim bozuklukları ve izole semptomlar olarak sıralanabilir. Bugünkü yazımızın temel konusunu uyku ilişkili solunum bozuklukları içerisinde en sık görülen hastalık olan obstrüktif uyku apne sendromu oluşturacaktır. Uyku ilişkili solunum bozukları erişkin nüfusun yaklaşık dörtte birinde rastlanan, toplumda sıklığı gittikçe artan bir sağlık sorunudur. Horlama, uyku esnasında tıkanma, gündüz karşı konamayan uyku isteği, sabah baş ağrısı ve sabah yorgun uyanma gibi bulgularla kendini gösterir. Erkeklerde, kadınlara göre iki kat daha sıktır. Başlıca risk faktörleri; erkek cinsiyet, kilolu olma (obezite), boyun çevresinde artış (erkeklerde >42 cm, kadınlarda >38 cm), yaş (40-65 yıl), sigara ve alkol tüketimidir. Uyku ilişkili solunum bozuklukları arasında en sık rastlanan klinik tablo “uyku apnesi” olarak bilinen tıkayıcı (obstrüktif ) uyku apne (nefes durması) sendromudur.

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu:

Uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolu tıkanmaları ve sıklıkla kan oksijen değerlerinde azalma ile karakterize bir sendromdur. Bu hastalığın görülme sıklığı yetişkin toplulukta astımdan daha yaygındır.

Obstrüktif uyku apne sendromu ile ilişkili bulunan başlıca hastalıklar aşağıda sıralanmıştır.

Üst Solunum Yolu Hastalıkları: Bademcik büyümesi, geniz eti, burun eğriliği, alerjik burun hastalıkları, burunda (polip) et oluşumu, büyük dil varlığı, alt çenenin küçük olması, alt çenenin geriye doğru yerleşimi

Akciğer Hastalıkları: Kronik Bronşit, Astım Endokrin Hastalıkları: Diyabet, tiroid bezinin az çalışması, obezite, aşırı büyüme hormonu salgılanması

Kalp – Damar Hastalıkları: Koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, kalp ritim bozuklukları

Mide- Barsak Hastalıkları: Reflü

Obstrüktif uyku apne sendromunda en sık rastlanan semptomlar ise:

Horlama, tanıklı uykuda nefes durmaları, gündüz aşırı uyku hali, uykuda boğulma hissi, göğüs ağrısı, gece ortaya çıkan kalp ritminde düzensizlikler, sabah uyanınca baş ağrısı, yetersiz ve bölünmüş uyku, uykusuzluk, karar verme yeteneğinde azalma, hafıza zayıflaması – unutkanlık, karakter ve kişilik değişiklikleri, depresyon, uykuda kol ve bacaklarda anormal hareketlenme, ağız kuruluğu, gece boyun çevresinde terleme, gece sık idrara çıkma, işitme kaybı, cinsel isteksizlik ve reflü sıralanabilir.

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu’nda Tanı Uyku esnasında solunum düzeninde ortaya çıkan anormallikle kendini gösteren obstrüktif uyku apne sendromunun tanısında kullanılan kesin tanı yöntemi Uyku Tetkiki (polisomnografi)dir.

Polisomnografi: tüm gece boyunca, kesintisiz – eşzamanlı birçok fizyolojik (solunum düzeni, kalp ritmi), pozisyonel (vücut pozisyonu), oksijen düzeyi, uyku – uyanıklık gibi (uyku mimarisi) hakkında temel bilgiler sağlayan bir kayıt yöntemidir. Test gece ve uyku esnasında yapılmaktadır. Gece boyunca beyin aktiviteniz, göz hareketleriniz, kas tonsunuz, bacak hareketleriniz, kalp ritminiz, oksijen seviyeniz ve solunum gayretinizle birlikte solunum paterniniz kayıt altına alınmaktadır. Vücut bütünlüğünüzü bozan herhangi bir uygulama (kan alma, iğne batırma vb.) işlem esnasında kesinlikle yapılmamaktadır. İşlem kalp grafisi (EKG) çektirmek kadar kolay ve risksizdir. Vücudumuza hiçbir zarar vermemektedir.

Uyku laboratuarı hakkında bilmeniz gerekenler

Uyku laboratuarında geçireceğiniz bir gece sizin için yeni bir deneyim olacaktır. Uyku testi (polisomnografi) farklı uyku evrelerini tanımamıza yarayan ve değişik uyku sorunlarını tanımı ve sınıflandırması için gerekli bilgilerin toplandığı bir kayıt sürecidir. Uyku kompleks süreçler dizisidir. Beynimizin farklı bölümleri uykuyu kontrol eder ve değişik uyku evrelerinin oluşmasını sağlar. Uyku evreleri denildiğinde uykuya dalış, hafif uyku, derin uyku ve rüya uykusu (REM uykusu) anlaşılır. Bu şekilde beyin ve vücudun değişik aktivitelerini ölçerek kişilerin hangi uyku evresinde uyuduğunu tespit etmek mümkündür. Uyku testi süresince, vücudunuzda uykuda devam eden aktiviteler (beyin dalgaları, kas hareketleri, göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve bacak hareketleri) elektrot denilen, cilde yapıştırılan küçük metal diskler aracılığı ile toplanan sinyaller kaydedilir. Göğüs duvarınızın ve karnınızın etrafına takılan kemerler solunum çabanız hakkında bize bilgi verirler. Kandaki oksijen düzeyi parmağınıza takılacak bir alıcı ile sürekli ölçülecektir. Bir video kamera aracılığı ile uyku süresince ortaya çıkabilecek davranış ve hareket bozuklukları kaydedilir. Bu uygulamaların hiç biri ağrı verici değildir ve tümü olabildiğince konforlu olabilmeniz için tasarlanmıştır.

Uyku Merkezindeki Süreçler

Uyku sorunları konusunda uzman doktor tarafından tıbbi özgeçmişiniz kaydedilir.

Bir gece boyunca alınan kayıtlarınız uyku bozuklukları sertifikasına sahip uzman hekiminizce değerlendirilir.

Uyku laboratuarlarımız sizin rahatlıkla uykuya dalabileceğiniz şekilde, sessiz, yeterli sıcaklıkta ve temizlikte düzenlenmiştir.

Uykunuz sırasında gelişen fizyolojik değişkenler –beyinin elektriksel aktivitesi, göz hareketleri, kalp ritmi, ayak hareketleri ve oksijen değerleri- özel bir cihaz “polisomnografi” ile tüm gece boyunca kayıt altına alınır. Kayıtlarınız bilgisayar ortamında tutulmakta ve saklanmaktadır.

Lütfen uyku laboratuarına randevu aldığınız gecenin akşamında erkekler sakal tıraşlı; kadınlar ise ojesiz ve makyajsız olarak gelmelidir. Uykuda rahat edebileceğiniz eşofman gibi kıyafetler giymeniz uygun olacaktır. Uyku kayıtlarınızın alınacağı günün sabahından itibaren çay, kahve, kola, alkol almayın. Gerginliği artırabilecek aşırı zihinsel Uykuda gelişebilecek hareket ve bedensel aktivitelerden sakının. hastalıklarının –huzursuz bacak sendromu, periyodik bacak hareketleri- tanısı ve uykuda gelişebilecek olası uzun süren soluk durmalarına müdahale edebilmemiz için uykunuz video kamera ile kayıt altına alınacaktır. Uyku ile ilgili yakınmalarınız (horlama, uykuda solunum durması, gündüz aşırı uyku hali vb.) standart (anket vb) formlar ile değerlendirmeye alınır. Solunum yollarınızın objektif olarak değerlendirilmesi için film(ler) (akciğer vb) ve solunum fonksiyon testleri istenir. Uykuda solunum bozukluğu düşünüldüğü zaman bir gece hastanemizde uyku araştırılması yapılmak üzere uyku merkezine davet edilirsiniz.

Obstrüktif Uyku  Apnesi’nde Tedavi Seçenekleri

Obstrüktif uyku apne sendromunun tedavisi, hastalığın şiddetine, hastanın taşıdığı risk faktörlerine (kalp – damar hastalıkları gibi) ve bilişsel etkilenme düzeyine göre değişkenlik gösterir. Uyku laboratuarında elde edilen kaydın raporlanması ile birlikte yapılan ek konsültasyonlar sonrası hastanın kolay uyum sağlayabileceği ve gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını önleyici tedavi tercihleri sırası ile ele alınır.

Genel Önlemler:

Obezite hastalığın ortaya çıkmasında en önemli risk faktörüdür. Bu nedenle obezitenin düzeltilmesi alınacak önlemlerin başında yer alır. Düşük kalorili diyeti ve düzenli egzersizi tüm hastalarımızın uygulaması gerekir. Sigara, üst solunum yollarında neden olduğu ödem sebebiyle uykuda nefes durması sayısı, süresi ve sıklığını artırmaktadır. Bu nedenle bırakılmalıdır. Alkol kullanımı da yine uykuda nefes durma süresinde uzama ve sıklığında artışa neden olmaktadır. Obstrüktif uyku apneli hastalar alkol kullanımından mutlaka kaçınmalıdır.

Üst Solunum Yolları Cerrahisi:

Üst solunum yollarında uyku esnasında hava akımına engel olan yapısal veya edinsel anormalliklerin giderilmesi  Tedavide önemlidir. Özellikle çocukluk çağı bademcik ve geniz eti büyümeleri cerrahi olarak giderilerek obstrüktif uyku apnesi bu yaş grubunda kolaylıkla tedavi edilebilir.

Ağız İçi Araçlar:

Uyku esnasında dilin arkaya doğru hareketi, yumuşak damakta ortaya çıkan sarkmalar ve çene kemiğinin yapısal olarak geriye doğru yerleşimi ağız içerisine yerleştirilen araçlar ile hafif obstrüktif uyku apneli olgularda tamamen düzeltilebilir.

Pozitif Havayolu Basınç (PAP) Tedavisi:

Havayollarında uyku esnasında ortaya çıkan dönemsel nefeste durma veya duraksamalar havayollarına uygulanan pozitif basınçlı hava ile birlikte engellenebilir. Düzenek yüze yerleştirilen bir maske, ara bağlantı hortumu ve havayoluna basınçla hava üfleyen bir motor mekanizmasından oluşur. Bu tedavi yöntemi ağır hastalarda, hafif - orta düzeyde uyku apne sendromu olup ciddi kalp damar hastalığı olanlarda veya belirgin düzeyde hastalığa bağlı bilişsel fonksiyonları etkilenen kişilerde birinci sırada tercih edilen yöntemdir. Bu tedavi yöntemi obstrüktif uyku apne tedavisinde en etkin yöntemdir. Başkent Üniversitesi Hastanesi bünyesinde hizmet vermekte olan Uyku Bozuklukları Merkezlerimiz sahip olduğu olanaklar açısından “eğitim verebilen” Ulusal derneklerce onaylanmış merkezlerdendir.

Sizleri sağlıklı bir yaşama bağlayan kaliteli uykular.