Zona, “gece yanığı” olarak da bilinen bir hastalıktır. Tıptaki adı “herpes zoster”dir. Hastalığın etkeni su çiçeği virüsü, tıptaki adı ile "varicella zoster" virüsüdür. Ağrılı, döküntülü bir deri hastalığıdır.
Su çiçeği geçirenlerde virüs, sinirlerde hiçbir belirtiye yol açmaksızın, sessiz bir şekilde kalmaktadır. Yıllar içinde virüs, çeşitli nedenlerle aktifleşerek cilt üzerinde lezyonlara yol açmaktadır. Bağışıklık sisteminin; soğuk, aşırı stres, ileri yaş, ağır enfeksiyon gibi sebeplerle zayıflaması sonrası yerleştiği sinir boyunca çoğalır ve deriye ulaşır. Çoğalan virüs, deride iltihaplanmaya, döküntüye ve siniri de etkisi altına alarak ağrıya neden olur. Sinir hattı boyunca, şerit şeklinde, kızarık sıvı kabarcıkları şeklinde görülür.
Kimlerde görülür?
Zona, genellikle 50 yaş üstü kişilerde ortaya çıkmaktadır. Su çiçeği enfeksiyonu geçirmiş her on kişiden ikisinin hayatlarının bir döneminde zona geçirdiği tahmin edilmektedir. Yaşla birlikte zona geçirme olasılığı artmaktadır; örneğin 85 yaş civarında zona geçirme riski %50’lerdedir
Sağlıklı kişilerde ikinci kez tekrarı nadir görülür ancak bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sık tekrarlayabilir. Vücudun zayıf düşmesine yol açan nedenler arasında; bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres, alınan bazı ilaçlar, kanser gibi rahatsızlıklar sıralanabilir.
Belirtileri ve bulguları nelerdir?
Genellikle döküntülerin ortaya çıkacağı bölgede yanma, karıncalanma, kaşıntı veya batma ile başlar. Bazen bu bulgular çok şiddetli olabilir ve bireyler dayanılmaz bir ağrı tarif eder.
Etkilenen bölgede kırmızı yama şeklinde kızarıklık tipiktir. Bu başlangıç belirtilerinden 1-5 gün sonra, döküntüler oluşur ve bunlar içi sıvı dolu kabarcık kümelerine dönüşür. Nadir durumlarda karakteristik zona döküntüleri görülmez.
Döküntüler suçiçeği ile aynıdır; fakat suçiçeğindeki gibi tüm vücutta görülmez. Zona hastalığında döküntüler sadece yüz, boyun, sırt, kalça yada gövde gibi sadece tek bir alanda sınırlıdır ve vücudun bir yarısında konumlanmıştır. Optik zona olarak bilinen ve gözde görülebilen enfeksiyon ağrılı göz iltihabına yol açarak oldukça tehlikeli olan geçici veya kalıcı görme kaybına sebep olabilmektedir.
Ağrı ile deri döküntülerinin görülmesi arasında geçen süre ortalama 2-3 gündür, bazen bu süre 2 haftaya kadar uzayabilmektedir.
Zonada gözlenen deri döküntüleri; tek taraflı, orta hattı geçmeyen, kuşak şeklinde yerleşmiş, kırmızı ve ödemli zeminde grup halinde su dolu kabarcıklar şeklinde olabilmektedir. Hatta zamanla bu kabarcıklar iltihaplı hale dönüşebilmektedir.
Zona atakları genellikle 2 ila 4 hafta içinde iyileşebilmektedir. Zona çoğunlukla iz bırakmaz ama iltihaplanır ve yara halini alırsa iz kalma ihtimali de vardır. Ayrıca yaşlılarda ve genel durumu bozuk olanlarda lezyonlar nekrotik (cansız doku haline gelme) hale gelebilir ve ciddi izlere yol açabilir.
Zonada en sık göğüs ve baş tutulumu gözlenir. Göz ve yüz sinirleri etkilenebilir. Bu durumda görme kaybı ve yüz felci gelişme durumu da söz konusu olabilmektedir.
Zona hastalığı genellikle 2- 3 haftada iyileşir; ama aylarca süren vakalar da vardır.
Zona hastalığındaki bu döküntüler orta hattı geçmez.
Döküntüler iyileştikten sonra bazen aylarca sinir boyunca ağrılar devam etmektedir. Zona hastalığı genellikle yaşlı kişiler ve diyabetlilerde daha ağır geçmektedir.
Seyir: hafiften şiddetliye kadar
– Zonklayıcı, sızlama tarzında, kesici, yanıcı tipte ağrı,
– Karıncalanma ve kaşıntı eşlik eder
– Allodini ve Hiperaljezi sıktır.
Allodini: Zararsız uyaranlarla ağrının ortaya çıkması durumudur
• Diğer ağrı sendromlarıyla karıştırılabilir
– Miyokard enfarktüsü, renal kolik, kolesistit
• Zoster sine herpete: Döküntünün olmadığı sinir ağrısıdır
Zona tanısı, genellikle ayrıntılı hasta hikayesi ve muayene ile konulur. Hastalığın başlangıç evresindeki deri döküntüsü sıklıkla egzema gibi bulaşıcı olmayan bir deri hastalığıyla karıştırılabilir ve bu tanıyı geciktirmektedir. Bu dönemde ortaya çıkan ağrı da, etkilenen bölgeye göre apandisit, safra kesesi iltihabı ve kalp rahatsızlıkları ile karışmaktadır. Zonanın, tipik tek tarafı etkileyen döküntüsü ve eşlik eden ağrı veya karıncalanma hissi tanı koyulmasında büyük öneme sahiptir.
Nasıl bulaşır?
Kabarcıkların içindeki sıvıda virüs bulunmaktadır ve bu nedenle de daha önce su çiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilmektedir. Bulaş sonucu doğrudan zona değil su çiçeği görülür. Su çiçeği geçirenlerde de yıllar içinde zona görülebilmektedir. Bulaştırıcılık döküntüler kabuklanıncaya kadar devam eder.
Nasıl tedavi edilir?
Zona hastalığı tedavisi için varisella zoster virüsüne karşı etkili asiklovir ve valasiklovir isimli antiviral ilaçlar kullanılır. Ağrı, yanma, batma gibi belirtiler için de ağrı kesici haplar, kremler ve losyonlar reçete edilir.
Zona tedavisinde; ağrı kesici, ateş düşürücü ve antiviral adı verilen virüsü hedef alarak iyileşmeyi hızlandıran, ağrının daha hızlı ortadan kalkmasını sağlayan ilaçlar kullanılmaktadır. Kaşıntıyı önlemek ve sıvı dolu kabarcıkları kurutmaya yönelik de kaşıntı önleyici losyonlar ve jeller kullanılabilir. Tedavide antiviral ilaçların döküntüler başladıktan sonra 72 saat içerisinde kullanılması gerekmektedir. Zonayı düşündüren belirtiler gösteriyorsanız hekiminize başvurarak, tedaviye en hızlı sürede başlamanız iyileşmeniz için çok önemlidir
Korunmak için neler yapılabilir?
Yaşlandıkça immünite düştüğü için zona esasında yaşlıların hastalığıdır, çok özel durumlar olmadıkça daha sıklıkla 60 yaşından sonra gözükür. İşte bu azalan immüniteyi kuvvetlendirmek için bildiğimiz suçiçeği aşısının içindeki antijen miktarının arttırılmış şeklinin bulunduğu bir aşı mevcut. Çocuklara bir birim veriliyorsa ki çocuklara o bir birim yetiyor, antikor oluşuyor ve suçiçeği hastalığına yakalanmıyorlar, erişkinlerde 14 katı antijen veriliyor. Bunu verince, immünite yükseliyor. Bu yüzden 60 yaş üzeri herkese zona aşısı yaptırmasını tavsiye ediyoruz."
Varisella aşısı; Canlı, zayıflatılmış VZV Oka suşu, 1995 yılında FDA tarafından onaylandı.
• Herpes zoster aşısı; Canlı, zayıflatılmış Oka suşu 2006 yılında ≥60 yaş, 2011 yılında ≥50 yaş için FDA tarafından onaylandı.
• CDC’nin Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) tarafından 2008 yılından itibaren ≥60 yaş kişilere önerilmektedir.
Gebeler ?Gebeler ve FDA’e göre üç ay (CDC ve EMA’ya göre dört hafta) içinde gebe kalmayı planlayanlar.
• Aşırı duyarlılık öyküsü olanlar ?Jelatin, neomisin veya diğer aşı komponentlerine karşı anafilaktik reaksiyon öyküsü olanlara aşı uygulanmamalıdır.