Background Image
Previous Page  19 / 64 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 19 / 64 Next Page
Page Background

Çölyak hastalığına eşlik edebilen diğer hastalık-

ların da artık bilinmesi nedeni ile birbirinden çok

farklı tabloların bir arada olabileceği, standart

bir hasta profilinin olmadığı bir hastalık kliniği

ortaya çıkmıştır. Bu nedenlerden ötürü, birbirin-

den farklı şekilde şikayet ve klinik durumu olan

hastalar mevcuttur. Tek şikayetin sadece ishal,

kansızlık veya kemik erimesi olduğu hastalar ar-

tık tanınmaktadır. Hayat boyu tedavinin gerekti-

ği bir durum olan Çölyak hastalığında en önemli

aşama teşhis aşaması olarak kabul edilebilir.

Çölyak Hastalığı Nasıl Oluşuyor?

Çölyak hastalığı bir allerji değildir, “otoimmün has-

talık” denilen bir hastalıktır. Hastanın genlerindeki

anormallik neticesinde normal şartlarda bakte-

ri-mikrop-antijen gibi düşünülmeyen tahıl kaynaklı

gluten maddesi, yanlışlıkla bağışıklık hücrelerine ya-

bancı-tehlikeli madde gibi tanıtılmaktadır. Buğday,

arpa ve çavdar içerisinde bulunan gluten maddesi

barsak hücrelerinin içerisine emilir. Hastalık için ge-

netik yatkınlık olduğunda bu hücrelerin içerisinde

(besin gibi emilim yapılmış olan) gluten maddesi

bağışıklık sistemi tarafından “besin” olarak değil de

“yabancı madde-zararlı madde” olarak algılanır. Bu-

nun neticesinde, insanın kendi bağışıklık sistemi bu

proteinin bulunduğu barsak hücrelerini yabancı ve

tehlikeli madde içeriyormuş gibi görerek yok etme-

ye başlar. Sonuçta sayı ve işlev bakımından azalan

ve kötüleşen barsak iç kaplayıcı yüzeyi düzleşir ve

emilim alanı oldukça azalır.

Çölyak Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Çölyak hastalığı sindirim sistemi ile ilgili mide ülse-

ri, iltihaplı barsak hastalığı, spastik kolon gibi pek

çok hastalığı taklit edebilmekte ve bazı hastalara

yıllarca farklı teşhisler için tedavi aldıktan sonra

tanı konulmaktadır. Besinlerin emilimi bozulunca

ortaya çıkan ishal, kilo kaybı, kötü kokulu dışkıla-

ma gibi barsak ve sindirim ilgili şikayetler tipiktir.

Ancak sadece yorgunluk, karın ağrısı, kansızlık,

vitamin eksiklikleri gibi bulgu ve şikayetler de

Çölyak hastalığının ana bulguları olarak karşımıza

çıkabilmektedir. Günümüzde toplumda gelişen

bilinç düzeyi ve hekimlerin tecrübelerinin artışı

ile doğru orantılı olarak hiç barsak şikayeti olma-

dan da Çölyak hastalığı ile ilgili hastalıkların veya

klinik-laboratuvar anormalliklerinin taranması ile

teşhis edilen “sessiz Çölyak hastalığı” da daha sık

saptanmaya başlamıştır.

Çölyak hastalığında tiroit bezi (guatr hastalığına

neden olan boyun ön yüzündeki hormon bezi)

iltihabı riski artmıştır. Vücuttaki bağışıklık sistemi-

nin uyarılmasının ve fazla çalışmasının etkilerinden

birisi olarak tiroit bezi fazla veya az çalışabilir.

Barsaklardan emilim bozukluğu oluşması neticesin-

de D-vitamini ve kalsiyum emilimindeki bozukluk-

lar sonucunda kemiklerde erime ve kuvvet kaybı

gelişmektedir, bu da artmış kırık riski sonucunu

doğurmaktadır. Emilim bozukluğu başlıca demir,

folik asit, vitamin B12 ve diğer vitamin-mineralle-

rin eksik kalmasına neden olarak kansızlık (anemi)

hastalığına yol açar.

Çölyak hastalığına özgü bir deri döküntüsü mevcut-

tur. “Dermatitis herpetiformis” adı verilen bu cilt

hastalığında; yanma ve acıma hissi ile diz, dirsek,

kafa derisi ve sırtta aniden başlayan kırmızı renkli

böcek ısırığına benzeyen lezyonlar oluşur. Deri

biyopsisi ile teşhis edilen bu rahatsızlıkta sonraları

19