Previous Page  61 / 64 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 61 / 64 Next Page
Page Background

•

Beslenmede katı yağlar tüketilmemeli, daha çok sıvı yağlar uygun miktarda tercih edilme-

lidir.

•

Haftada en az 2 kez balık tüketilmeli, gerekirse balık yağından destek alınmalıdır.

•

Tüketilen posa miktarı artırılmalı, kabızlıktan kaçınmalıdır.

•

Karbonhidrat tüketimi azaltılıp daha çok kepekli ürünler tercih edilmelidir.

•

Makarna ve pirinç yerine bulgur; beyaz ekmek yerine tahıllı ekmeğe sofralarda yer veril-

melidir.

•

Sebzelerden brokoli, taze fasulye, yeşil yapraklı sebzeler ve enginar tüketimine daha faz-

la yer verilmelidir. Sendromun karaciğerde yağlanma böbrek fonksiyonunda bozulma ve

gut hastalığı gibi etkileri görüldüğünde pürin içeren karnıbahar, ıspanak, mantar, bezel-

ye, nohut, kuru fasulye seyrek tüketilmelidir. Bunun dışındaki sebze ve meyveler ile tam

buğday ekmeği yenilmelidir.

•

Tuzlu ve şekerli besinlerden, şarküteri ürünlerinden, kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak

durulmalıdır.

•

Sigara ve alkol tüketilmemeli, düzenli spor yapılmalıdır.

Metabolik sendrom tedavi edilmezse;

kalp ve damar rahatsızlıkları, kalp krizi ve felç geçirme olası-

lığı, geometrik olarak artar ve ani ölümler görülebilir. Önlem alınmadığında hipertansiyon, insülin

direnci, Tip 2 diyabet gibi olumsuz sonuçlar en geç 7 yıl içinde ortaya çıkar. Metabolik Sendromun

sebep olduğu hastalıklar tedavi edilmeden bırakıldığında en fazla 10-15 yıl içerisinde kalp krizi,

inme ve felçler, obezite, karaciğer yağlanması, uyku apneleri ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklar

bu tabloya eşlik etmeye başlar.

Sonuç olarak;

metabolik sendrom gün geçtikçe artan

önemli bir halk sağlığı sorunudur. Türk erişkinlerin yakla-

şık üçte biri metabolik sendromludur ve kadınlarda oran

daha fazladır. Metabolik sendrom tedavisinde hedef, ge-

lecekteki Tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık geliş-

me riskini azaltmaktır. Bunun için düzenli beslenme ve

fiziksel aktivitenin artırılmasına yönelik yapılan sağlıklı

yaşam bilincinin tüm topluma yerleştirilmesi en akılcı ve

acil çözüm yoludur.

59